Katma değerli üretim ve teknoloji yatırımlarına odaklanıyoruz
Soğutma ve ısıtma sistemleri bileşenlerinden alüminyum ürünlere kadar geniş bir üretim portföyüne sahip olan Korel Elektronik, üretiminin yüzde 52’sini ihracat pazarlarına yönlendiriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde katma değerli ürünlere ve Endüstri 4.0 yatırımlarına odaklanarak küresel pazarlardaki etkinliğini artırmayı hedefliyor.
Eskişehir, Manisa ve Çerkezköy’deki üretim tesisleriyle faaliyet gösteren Korel Elektronik, sanayi yolculuğuna 1988 yılında ısıtıcı elemanları üretimiyle başladı. Zaman içinde soğutma elemanları, alüminyum boru üretimi ve otomotiv uygulamalarıyla faaliyet alanını genişleten şirket, bugün hem endüstriyel üretim hem de bisiklet sektöründe farklı markalarıyla büyümesini sürdürüyor. Korel Elektronik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serdar Korkmaz, yıllar içinde üretim altyapılarını ve mühendislik kabiliyetlerini sürekli geliştirdiklerini belirterek, ISO 9001 ve IATF 16949 gibi uluslararası sertifikalarla desteklenen üretim anlayışının kendilerini güvenilir bir çözüm ortağı haline getirdiğini söyledi.
Toplam üretim alanının 150 bin metrekareyi aştığını dile getiren Korkmaz, “Eskişehir, Manisa ve Çerkezköy’de bulunan tesislerimiz farklı uzmanlık alanlarına sahip üretim birimlerinden oluşuyor. Toplamda 150 bin metrekareyi aşan bir üretim alanına sahibiz ve bunun yaklaşık 120 bin metrekaresi kapalı üretim alanı olarak kullanılıyor. Mevcut yerleşimde yüzde 75’in üzerinde alan kullanım oranıyla verimli bir üretim altyapısı oluşturduk. Güçlü planlama kabiliyetimiz ve esnek üretim yapımız sayesinde üretimimizin yüzde 48’ini iç pazara, yüzde 52’sini ise ihracat pazarlarına yönlendiriyoruz. Bu dağılım, hem Türkiye’deki güçlü konumumuzu hem de uluslararası pazarlarda sürdürülebilir rekabet gücümüzü ortaya koyuyor” dedi.
“Katma değerli üretim ve teknoloji yatırımlarına odaklanıyoruz”
Üretim portföyünde soğutma ve ısıtma sistemleri bileşenlerinden alüminyum ürünlere kadar geniş bir ürün yelpazesinin bulunduğunu aktaran Korkmaz, beyaz eşya sektörüne yönelik evaporatörler, defrost ısıtıcılar ve ısı pompası komponentleri geliştirdiklerini söyledi. Aynı zamanda hassas ekstrüzyon teknolojileriyle alüminyum borular ve otomotiv sektörüne yönelik çeşitli parçalar da ürettikleri bilgisini paylaşan Korkmaz, üretimde dijitalleşme ve ileri teknoloji yatırımlarının şirket stratejisinin merkezinde yer aldığını vurguladı. Serdar Korkmaz, sözlerine şöyle devam etti: “Önümüzdeki beş yıllık dönemde sürdürülebilir büyümeyi teknoloji yatırımlarıyla destekleyerek küresel ölçekte daha güçlü bir Korel Elektronik oluşturmayı hedefliyoruz. Bu süreçte katma değeri yüksek ürünlerin payını artırmayı, Ar-Ge ve mühendislik kabiliyetlerimizi daha da derinleştirmeyi planlıyoruz. Üretim tarafında dijitalleşme, otomasyon ve verimlilik yatırımlarını hızlandırarak Endüstri 4.0 uyumlu akıllı üretim altyapılarını yaygınlaştıracağız. Aynı zamanda enerji verimliliği yüksek ve çevre dostu ürün çözümleri geliştirerek hem müşterilerimize hem de sektörümüze uzun vadeli değer üretmeyi amaçlıyoruz.”
“Eskişehir beyaz eşya yatırımları için güçlü bir merkez”
Eskişehir’in beyaz eşya ve yan sanayi yatırımları açısından Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Serdar Korkmaz, şehrin güçlü sanayi altyapısı, nitelikli iş gücü ve lojistik avantajlarının yatırım kararlarında belirleyici olduğunu ifade etti. Eskişehir köklü sanayi kültürü ve üniversitelerle iç içe geçmiş yapısı sayesinde hem mühendislik hem de teknik kadrolara erişim açısından önemli avantajlar sunduğuna dikkat çeken Korkmaz, “Organize sanayi bölgelerinin sağladığı altyapı olanakları ve ulaşım ağlarının etkinliği de üretim faaliyetleri açısından büyük kolaylık sağlıyor. Tüm bu unsurlar Eskişehir’i üretim yatırımları için sürdürülebilir ve cazip bir şehir haline getiriyor. Bu nedenle şehir, bugün de beyaz eşya üretimi açısından cazibesini koruyan ve geleceğe güçlü şekilde hazırlanan bir sanayi merkezi olma özelliğini sürdürüyor” diye konuştu.
“Sektörün geleceği inovasyon ve verimlilikte”
Türkiye beyaz eşya sektörünün güçlü üretim altyapısı ve ihracat kapasitesi sayesinde küresel ölçekte önemli bir üretim üssü olduğunu ifade eden Serdar Korkmaz, son dönemde artan maliyet baskılarının sektör üzerinde etkili olduğunu söyledi. Enerji, hammadde ve işçilik maliyetlerindeki artışın rekabet gücünü zorladığını belirten Korkmaz, sektörün çıkış yolunun katma değerli üretim ve teknoloji yatırımlarından geçtiğini dile getirdi. Korkmaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün sektörün önündeki en büyük risk artan maliyet baskıları ve tedarik zincirindeki dalgalanmalar. Özellikle enerji ve hammadde maliyetleri üretim planlamasını daha hassas hale getiriyor. Bununla birlikte küresel ölçekte enerji verimliliği yüksek, çevre dostu ve akıllı ürünlere yönelik talep hızla artıyor. Bu dönüşümü doğru okuyup Ar-Ge, teknoloji ve sürdürülebilir üretim yatırımlarına yönelen firmalar için önümüzdeki dönem önemli fırsatlar barındırıyor. Türkiye beyaz eşya sanayisi güçlü üretim kabiliyeti ve tedarik zinciriyle bu fırsatları değerlendirebilecek potansiyele sahip.
