Starplast Plastik, beyaz eşyadaki tecrübesini savunma ve havacılığa taşıyor
Eskişehir’de 1988 yılında (merhum) Çetin Şahin önderliğinde 130 tonluk enjeksiyon makinesi ve 4 personelle faaliyetlerine başlayan Starplast Plastik, aradan geçen sürede üretim altyapısını ve sektör çeşitliliğini artırarak büyümesini sürdürüyor. Şirket, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki iki ayrı lokasyonda toplam 16 bin metrekare kapalı alanda üretim yaparken, 90 ton ile 750 ton arasında değişen 36 adet plastik enjeksiyon makinesiyle üretim gerçekleştiriyor. Yaklaşık 240 kişilik istihdam sağlayan firma, ağırlıklı olarak beyaz eşya sektörüne üretim yapıyor.
Buzdolabı başta olmak üzere kurutma ve bulaşık makinesi ve diğer ev aletlerinde kullanılan plastik parçaların imalatını gerçekleştiren Starplast Plastik, otomatik yaş boya makineleri, tampon serigrafi makineleri, hotstamp baskı makineleri, ultrasonik kaynak makineleri ve ESD display montaj kabiliyetiyle entegre üretim yapabiliyor. Şirket, ISO 9001 kalite altyapısı ve esnek üretim sistemleriyle farklı ölçek ve nitelikteki taleplere yanıt veriyor.
Havacılık, savunma ve sağlıkta yeni adım
Beyaz eşya sektörünün şirket cirosundaki en büyük payı oluşturduğunu ifade eden Starplast Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Miraç Şahin, kısa süre önce havacılık ve savunma sanayi ile sağlık sektörlerine de adım attıklarını kaydetti. Plastik enjeksiyon sürecinin ardından beş farklı tamamlayıcı proseste faaliyet yürüttüklerini aktaran Şahin, müşteri portföyünü ve ürün çeşitliliğini genişletmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
“En büyük risk enerji ve kur dengesi”
Sektörde maliyet baskılarının arttığına işaret eden Mirac Şahin, özellikle döviz kuru, faiz ortamı ve enerji maliyetlerinin üreticiler açısından belirleyici olduğunu vurguladı. Türkiye’nin beyaz eşya sektöründe önemli bir üretim üssü olduğunu belirten Şahin, buna karşın küresel rekabetin yoğunlaştığını söyledi. Miraç Şahin, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye beyaz eşya sektöründe öncü ve cazip bir pazar. Ancak maliyet tarafında ciddi bir rekabet söz konusu. Ürünün doğrudan yurt dışından, özellikle Uzak Doğu’dan temin edilebildiğini görüyoruz. Döviz kurunun sabit kalması ve yüksek faiz ortamı üretici açısından risk oluşturuyor. Enerji maliyetleri de önemli bir başlık. Yurt dışında fiyat artışlarının daha uzun periyotlarda yapıldığını duyuyoruz. Bu tabloyu dikkatle izliyoruz.”
“Eskişehir’in lojistik gücü maliyetlere pozitif yansıyabilir”
Geleceğe yönelik planlarından bahseden Miraç Şahin, “Önümüzdeki 5 yıl içinde daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedefliyoruz. Farklı sektörlere ve müşterilere yönelik çalışmalarımız var. Geçmiş dönemde mevcut ihracatımızı ve üretimde otomasyonu artırmaya yönelik uygulamalar gerçekleştirdik. Kendi üretim takip yazılımımızı geliştirdik ve süreçlerimizi dijital olarak izleyebilecek altyapıya ulaştık. İç iyileştirmelerle verimliliğimizi artırmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
